İletişim insanların birbirleriyle anlaşmasını ,birbirlerine ulaşmalarını sağlayan bir olgu,
Günümüzde bu olguyu sağlayan araçlar öylesine çoğaldı ki.
İki kişinin karşı karşıya konuşabilmelerinden sonra ,birbirlerinden uzakta olan insanlara binlerce yıl hizmet etti mektup ve hala hizmet etmekte.Bazen bir imparatordan başka bir ülkenin imparatoruna tehdit olarak gitti mektup, bazen bir peygamberden hakka davet olarak.Bazen Askerdeki oğuldan anaya hasret olarak döndü mektup, bazen de bir aşıktan maşukuna tatlı nağmeler olarak, iyi ya da kötü olarak görev yaptı mektup .Telgraflar geldi geçti yıldırım gibi.Telefon sapıklarıyla birlikte cebe girdi.Şimdi ise tüm bu saydıklarımız yada atladıklarımızla birlikte internet rüzgarı hüküm sürmekte.
Fakat ne garip ki, tüm bu iletişim araçlarına rağmen çoğumuz iletişim yoksunu insanlarız.
İnsanlar birbirleriyle iletişim kurmaktan niçin kaçarlar, Bazen gülerek şu çıkan iletişim vergilerinden mi acaba diyesim geliyor.
Çocukla ebeveynleri arasında çok güzel bir iletişim hüküm sürerken ,çocuk bir gün evlenir ve iletişim kesilir,Aynı şekilde kardeşler küçük iken aralarından su sızmaz evlendiklerinde iletişim kesilir, neden ?iki arkadaş çok iyidirler, kendilerine yeni bir arkadaş katılır ve iletişim kopar.Dünyada kendilerinden başka kimsenin olmadığını sanan aşıkla maşukun arasından bir karakedi geçer ve kendilerini 4,5 milyar insanın içinde kaybediverirler, bir araya gelememesine.
Nedir bu iletişim hatlarını hoyratça koparan?
Nedir insanları birbirlerine düşman yapan?
Bundan yıllar öncesiydi ve askeri okuldaydık.Üç arkadaştık ve aramızda güzel bir ietişim vardı hafta sonu tatillerinde birlikte dolaşırdık.Bir iki hafta üçüncü arkadaşımızın ailesinin gelmesi ve onun bazı hafta sonları bize katılamaması sebebiyle hafta sonu tatillerinde çarşıya iki arkadaş çıkmaya başladık.Aradan bir süre geçtiğinde üçüncü arakadaşın bize mesafeli durduğunu farkettik.Hemen arkadaşımızla iletişim kurup sebebini öğrenmek istedik.Fakat nafile arkadaşımız bize karşı bir ceset kadar soğuktu.Bir gün geldi okuldan mezun olduk ve Türkiye'nin dört bir köşesine dağıldık.Yıllarca çeşitli birliklerde görev yaptım bir çok arkadaşımla zaman zaman karşılaştım, fakat o arkadaşımla hiç karşılaşamadım. Kalbimin bir köşesinde sürekli bir sızı vardı, bir vicdan azabı, aslında kendimce hatırlayabildiğim bir suçum yoktu, ama ola ki arkadaşıma karşı bilmeden bir hata işlemişsem her türlü özürü dilemeye ,cezası ne ise çekmeye hazırdım.Lakin Arkadaşıma bir türlü rastlayamadım.Bir gün geldi emekli oldum,artık tüm ümitlerim tükenmişti ,çünkü ben memleketime yerleştim oda muhtemelen emekli olacak ve memleketine veya Türkiyenin bir köşesine yerleşecek ve ölünceye kadar hiç görüşemiyecektik.
Bir gün omuzuma bir el dokundu, döndüm birde ne göreyim çeyrek asırdır görmediğim arkadaşım bana gülümsüyor.O an dünyalar benim oldu Rabbime şükürler yolladım.Arkadaşım emekli olmuş ve bizim şehrimize yerleşmişti.Beş altı ay kaldıktan sonra tekrar memleketine döndü ama ölmeden önce bir ara gelmiş ve helalleşmiştik.
Peki her zaman Rabbim bize bu şansı verir mi acaba ?
Evet insanlar arasında ki iletişimi koparan şeyi sorguluyorduk.
Evet nedir acaba ?
Tabiki kötü zanlar.
Herkes bir biri hakkında bir şeyler düşünür ve karşısındakini zanlarıyla acımasız bir şekilde yargılar ve infaz eder ve arada iletişim diye bir şey kalmaz.
Halbuki yazık değil mi ?
Geçmişte yaşanmış o güzel anıları bir anda koparıp atmak.
Yazık değil mi gönüllerde yeşermiş güzellikleri bir anda tarumar etmek?
Evet insanı mest eden, ruhunun derinliklerine kadar işleyip, onu huzur deryasında yüzdüren güzel eserlerde insanlardan sadır oluyor.İnsana en kötü işkenceleri yaşatan zulümlerde insanlardan sadır oluyor.
Elbette çok yazık.
İnsanlar elde olan veya olmayan sebeblerle birbirlerinden ayrılabilirler, lakin ayrılırken insanlar mutlaka konuşup, helalleşip öyle ayrılmalılar.Geride akıllarda ve gönüllerde bir muamma kalmamalı.
Kalmamalı ki, ayrılıklardan sonra geçecek ömür sürekli vicdan azabıyla törpülenmesin,huzur içinde geçsin.
Tüm insanların birbirlerine elem değil, huzur vermeleri dileğiyle………..
Alıntı